Mirasçılar, mirasbırakanın ölümünden sonra, mirası kabul, ret, defter tutma ve mirasın resmi tasfiyesini talep etme seçimlik haklarına sahiplerdir. Bir diğer deyişle, mirasın resmi tasfiyesi mirasçının sahip olduğu dördüncü alternatifi teşkil eder. Her mirasçı, mirasın resmi tasfiyesini talep etme hakkına sahipse de mirasçılardan herhangi birinin mirası kabul etmemiş olması gerekmektedir. Resmi tasfiye halinde, mirasbırakanın ölümü ile mirasçılara geçen tereke malvarlığı ile mirasçının kendi malvarlığının birleşmesi önlenmiş olur. Bu sebeple mirasçılar, tereke borçlarından sorumlu tutulmazlar. Resmi tasfiye, sulh hukuk mahkemesi ya da mahkemenin atayacağı tasfiye memuru tarafından gerçekleştirilir. Resmi tasfiye kurumunun amacı, miras bırakanın terekesinin tasfiyesi; aktiflerin tespiti, mirasbırakanın ve mirasın geçiş borçlarının yerine getirilmesidir. Nihayetinde, mirasbırakanın terekesi tasfiye edildikten sonra, geriye artık değer kalması halinde bu değerler mirasçılara verilir.
TMK. m. 635/IV’de yer alan “…mirasçıların tasfiye için gerekli olmayan tereke mallarının ve paranın kısmen veya tamamen kendilerine verilmesini isteyebilirler” hükmünden, tasfiyeden arta kalanın tereke mirasçılarına ait olduğuna ulaşmak mümkündür. Tasfiye bakiyesi, miras ortaklığına ait olduğundan bu bakiye üzerinde mirasçılar elbirliği halinde hak sahibidir.
Resmi tasfiye halinde mirasçılar terekenin hiçbir borcundan dolayı kendi kişisel malları ile sorumlu tutulmazlar, bu sebeple, resmi tasfiye mirasçılar için hiçbir yük doğurmayan bir paylaşım şeklidir.


No responses yet